’nin kaleme aldığı bu roman 1938 yılında yayınlanmıştır ve dönemin de oldukça beğenilmiş bir kurgudur. 20.yy’ın başarılı düşünürlerinden olan yazar bu kitabı ile pek çok okurunu kalemine hayran bırakmayı başarmıştır. Varoluşçu akımı anlatan yazar, kendisi de bu görüşü benimsemiş ve her seferinde insanoğlunun kökten gelen özgürlüğünün üstünde durmuştur. Günlük şeklin de olan bu kitap sizlerin değerlerini ortaya çıkaracak niteliktedir ve özgürlüğün en güzel biçimde anlatıldığı güzel bir üsluptur. Yazar ilk kez adını da bu romanı ile duyurmuştur. Oldukça beğenilen Bulantı kitabı, aslında bir insanın özgürlüğünden söz eden günlük şeklinde tasvir edilmiş bir yazıdır. Bulantı kitap özeti Roquentin’in hayatı ile başlamaktadır. Başkahramanımız dünyaya karşı olumsuz ve tiksinti ile bakmaktadır. Bazı yazarlar bu başkahramanla ilgili olarak nevrotik ifadelerini kullansalar da kitapta aslında bir varoluşçuluk hâkimdir. Bulantı kitabında tamamen bireyselcilik vardır. Topluma karşı duyulan bulantı ele alınmaktadır. İnsanların toplumdan özgür olarak yaşamaları gerektiği vurgulanmaktadır. Yazar aslında bu kitapta kendi felsefesinden bol bol bahsetmiştir. Başkahramanda aslında onun bu düşüncesini benimsemiş ve savunmakta olan bir bireydir.

Bulantı Kitap Özeti

Bulantı kitabı tanrıya inanmayan varoluşçu bir yazarın kaleminden çıkmadır. Özellikle yazar bu kitabında kendi düşüncelerinin üstünü çizerek ilerlemiş ve tamamen varoluşçuluğun üzerinde durmuştur. İnsanoğlunun özgürlüğünden kendi üslubunca bahsetmiştir. Yazar kitabında Fransa’dan bahsetmektedir. Sevdiği kadını Any’i beklemektedir burada. Bir günlük şeklinde kaleme alınmış olan bu kitap içerisinde pek çok farklı duyguyu barındırmaktadır. Günlük, olayları günü gününe yazmak oldukça iyi olacak şeklinde başlıyor bu da okurların dikkatini çekiyor.

Bulantı kitap özeti insanın kendi öz eleştirisini yapabilmesi için oldukça güzel bir fırsattır. Ayrıca tamamen insanın özgürlüğü üzerine kurulu bir kitap oluşu ile de bir insanın kendini bulunduğu toplum ve dünyadan soyutlama tarzını gözler önüne seriyor. Varoluşçuluğun simgesi olan bu kitap sizlerin oldukça beğenisini kazanacak. İnsanlar dünyayı bir bardak olarak görmelilerdir diyor yazar, dolu ve boş tarafından hayatı görerek hareket etmeleri gerektiğini vurgulayan yazar, kişilerin kendi öz eleştirilerini yapmalarını sağlıyor. İsim itibari ile bir depresyon kitabı gibi gözükse de bu kitap sizleri depresyona sokmak yerine, varoluşun özünü anlatmak için yazılmış bir kitaptır. Oldukça başarılı olan bu kitap yayınlandığı dönemde oldukça ses getirmiştir. Halen bu kitabı okumadıysanız mutlaka kitaplığınızda bulunması gereken bir hikâye. Ayrıca yazarın günlük şeklinde kitabı kaleme alması ile de oldukça sade bir dille yazılmış bir eser ortaya çıkmıştır. Bu eser ile her okur kendini eleştirecek ve içerisinde bulunduğu durumu yargılamaya başlayacaktır. Özgürlük kavramının yargılanması mutlaka yapılacaktır. Hayatı yaşarken kaybettiğiniz değerlerin farkına varıp, yazarın sizlere sunduğu felsefeyi özümseyeceksiniz. Varoluşçuluğun izlerini taşıyan bu kitap sizlerin bir çırpıda okuyacağı oldukça başarılı bir kurgudan oluşmaktadır.

Arama Terimleri: bulanti ozet