Aldous Huxley tarafından yazılan cesur yeni dünya kitap özeti ilk olarak 1932 yılında yayımlanmış ve okuyucu ile buluşmuştur. Günümüzde düzeni anlamaya çalışan insanlar tarafından hala çok tercih edilen kitaplar arasındadır. Bir ütopya ya da distopya olarak düşünülebilir.

Kitap Hanry Ford tarafından ilk kez montaj hattının düzenlenmesini ve seri üretimin başlamasını milat olarak kabul eder. Seri üretim başladıktan sonra insan hayatının ve insani duyguların büyük kayıplara uğradığını düşünen yazar Ford’un bu girişiminin insan hayatında bir milat olduğunu düşünür ve MS yerine FS tanımlamasını kullanır. Kitap FS 640 yılında geçmektedir ve bu MS 2540 yılına denk gelmektedir.

FS 640’da yaşanan yeni dünyada her şey tüketim üzerine kuruludur. Teknoloji insan üretimi de dahil olmak üzere her konuda hakimdir. İnsanlar normal üreme yoluyla doğmaz. Yumurtanın suni döllenmesiyle üretilir ve ne yaşayacakları bu sırada belirlenir. Tanrısal kader olgusu ortadan kalkmış ve teknolojik olarak belirlenen kader oluşmuştur. İnsanlar suni yolla yaratılırken Delta, Alfa, Beta, Gama ve Epsilon olarak sınıflanmıştır. En yüksek düzey Delta, en düşük düzey ise Epsilon olarak belirlenmiştir. Bu gurupların hepsinin üretim aşamasında sınıfları belirlenir ve sınıflar arası geçiş söz konusu değildir.

Yazarın cesur yeni dünya kitap özeti için bir tüketim toplumu oluşturduğu görülmektedir. Her şey tüketmek üzerine kuruludur ve sunidir. Her sınıf kendileri için öngörülen görevleri yerine getirir. Sistem kişilerin sadece çalışmaları ve fazla boş vakitlerinin olmaması üzerine kuruludur. Bu düzende yaşayan insanların sürekli mutlu olması sağlanmaya çalışılmaktadır. Seks özgürdür, uyuşturucu serbesttir. Kişiler kendilerini mutsuz hissettikleri zaman sürekli almaları gereken bir uyuşturucu vardır ve bu sayede mutsuzluk giderilmektedir.

Bu yaşam şeklinin sağlanmasındaki amaç insanların düşünmesinin önüne geçmektir. Sisteme göre düşünen insan sakıncalıdır ve düzenin bozulmasına neden olur. Üretilen insanlara uyku esnasında sürekli telkinler yapılarak beyinleri yıkanır. Yirmi yaşından sonra yaşlanma durur ve altmış yaşına geldiklerinde ölürler. Yapılan telkinler nedeniyle kimse ölümden korkmaz ve ölen insanın arkasından kimse üzülmez.

Yazar cesur yeni dünya kitap özeti ile bir ütopya yaratmıştır. Dönem insanının yaşamına bakıldığında bu ütopyanın gerçekleşmesi o kadar ileri bir tarihte olmayacaktır. Günümüzde de insan hayatında her şey tüketim üzerine kuruludur. Birçok insan makine gibi çalışmak zorundadır ve insani değerler hızla kaybolmaktadır. İnsan yaşamı din ve sosyal çevre tarafından şekillendirilmektedir. Kimse hangi aileden ve hangi şartlarda doğacağını belirleyemediği için içinde bulunduğu yaşamı yaşamak zorundadır. Kısaca günümüz insanının da kaderi doğduğu anda belirlenmiştir. İnsanlık tarihinin her döneminde sınıf farklılıkları vardır ve sınıf atlamak neredeyse imkansızdır. Bu nedenle kitap hem ütopya hem de distopya olarak kabul edilebilir. Tanrı tarafından belirlenen kader ile düzen tarafından belirlenen kader arasında çok büyük farklılıklar olmadığı görülmektedir.