Kitapozeti.Net

Fareler ve İnsanlar Kitap İncelemesi – John Steinbeck

28.05.2019
31

Fareler ve İnsanlar kitabının içeriğinin büyük buhranı yaşayan Kaliforniya’nın iki arkadaşla birlikte yaşadıkları trajedik ve hüzün dolu iş hayatlarını ele alıyor. İki karakterin uyumsuzluğunu analiz ettiğiniz de sorular sormaya başlıyorsunuz. En sona ise şu soru kalıyor: “Nasıl olur da bu kadar ortak noktaları olmazken bu kadar yakın olabiliyorlar?”

Dostluğun ve arkadaşlıın, geçim sıkıntısı içerisinde bir arada kalabilirliğini ve aileye dönüşmüş bir ilişkinin hiç beklenilmeyecek biçimde sonlanmasıyla hüzünlenilebiliyor. Fakat gerçeğin, hayatın aslında bu olduğu gerçeğini anlayınca yapacak pek bir şey de kalmamış oluyor. Kitabın içerisinde müdahale etmek isteyebilirsiniz ve gidişat böyle olmamalı dediğiniz noktalar olabilir. Fakat o anda, her şey birbirine girer ve beklemediğiniz son ile paragraflar tamamlanır. İşte, bu kitabın belki de en önemli çağrışımı budur: hiçbir şeyi ama hiçbir şeyi bekleme. Olacağı varsa bile bekleme. Beklemek ve hayal kurmak insanı birçok evrede yanılttı, yanıltmaya devam ediyor, mesajıyla kitaptan ayrılabiliyorsunuz.

John Steinbeck, bu kitabında buhranın etkisiyle yaşam koşullarında ele alırken ince ince dokuma yapmış diyebiliriz. Kitabın içerisinde betimlenen ve anlatılan yoksulluğun gerçek anlamda çok keskin bir şekilde yaşanması, bazı yazarların en önemli özelliklerinden biri olan fotoğrafçılığını ortaya çıkarmış gibi. Steinbeck, yalnızca yaşanılan dönemin değil; dostluğun, her şeye rağmen sevebilmenin delice ölçüsüzlüğünü de o kadar iyi yansıtmış ki, karakterler arasındaki bağlantıyı görünce yazarın anlatmak istediğini tam olarak anlayabiliyorsunuz.

REKLAM ALANI

Kitabın birçok bölümünde, özellikle sonlara doğru yaklaşıldığında duygularınız kabarabilir ve gözyaşlarına hakim olamayabilirsiniz. Şahsen ağlamasam da, duygulanmadığımı kesinlikle söyleyemem.

Kitaptaki başkahraman olan Lennie, koca kalpli oluşu ve orantısız bir şekilde gelişmiş vucuduyla her şeyin zekayla ilgili olmadığını, önyargının galip gelebileceğini ve anlaşılamamanın iğrençliğini de yaşatıyor bizlere. Bu noktada Lennie’yi Yeşil Yol filmindeki John’a çok benzettiğimi de söyleyebilirim. Hem karakter özellikleri bakımdan hem de yaşanılan olayın ve sonuçlanış şekliyle.

 Kitap oldukça kısa olmasına rağmen akıcılığı bırakmamış ve sığlaştırılmamış. John Steinbeck’in 1937 yılında yazdığı bu eser, kendisinin de ne kadar başarılı olabileceğini ispatı niteliğinde olmuş.

Yazarın Nobel ödüllü olduğunu ve ustalıkla kullandığı kalemin bir başyapıt yarattığını açıkça görebiliyoruz. Kitap, klasik eserler içerisinde yer alıyor olmasının yanında mutlaka okuma listeniz içerisinde de bulunması gerekiyor.

“İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun.”

Etiketler:

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.