Kitapozeti.Net

Gerçekçiler İçin Ütopya Kitap Özeti – Rutger Bregman

16.04.2018
48

Rutger Bregman gerçekçiler için ütopya kitap özeti ile insanlara ütopyanın bir hayal olmadığını anlatıyor. Bregman insanlık tarihinin vaktinde ütopya olarak görülen bir çok değişim yaşadığına dikkat çekiyor. Bu nedenle ütopyaların gerçekleşmesinin mümkün olduğunu insanın hayal kurmaktan asla vazgeçmemesi konusunda uyarıyor.

Yazar gerçekçiler için ütopya kitap özeti ile geçmişe dayalı örnekler veriyor. Köleliğin kaldırılmasının o yıllarda bir ütopya olduğunun fakat gerçekleştiğinin altını çiziyor. Kadın hakları için de aynı şeyleri ifade ediyor. İnsanın iyiyi hayal etmesinin şart olduğunu, zaman alsa da hayalleri gerçekleştiği üzerinde duruyor. Günümüzde teknolojinin de iyice gelişmesiyle insan yaşamı neredeyse otomatik bir hal aldı. Görseller insanların tercihlerini belirliyor ve insanlar bunlara ulaşmak için büyük çaba harcıyor. Yeni bir ev, yeni bir araba sahibi olmak insanlar için neredeyse vazgeçilmez hale geldi. Bunları elde etmek amacıyla çok çalışıyor. Sonuçta insan kendine hiç vakit ayıramıyor. Yeni ekonomik düzen insanları sürekli bir şeyler almaya itiyor. Yaratılan tüketim toplumu sadece sahip olma arzusu taşıyor. Kişiler istediğine sahip olduğu zaman ise önlerine başka bir hedef koyuyor. İnsanoğlunun yaşamı küresel güçler tarafından belirleniyor ve insanlar kendilerine pompalanan yaşamın içine çekiliyor.

Rutger Bregman gerçekçiler için ütopya kitap özeti ile insanların kendileri için daha iyi bir dünya kurmasının mümkün olduğunu söylüyor. İnsanoğlunun geleceğini ancak kurduğu hayallerin belirleyebileceğini ve insanın hayal kurmaktan uzaklaştığı zaman çöküşünün başlayacağı konusunda uyarıyor. Dünyada milyonlarca insan hiç zevk almadıkları işlerle uğraşarak yaşamaya çalışıyor. Sadece ekonomik güç ile motive edilen insanın yavaş yavaş insani özelliklerini kaybettiği görülüyor. İnsanı insan yapan özelliklerin yerini acımasızlık ve hırs alıyor. Dünya gittikçe daha kötü ve yaşanmaz hale geliyor.

Ekonomik güç elde etmek için savaşlar çıkıyor ve katliamlar yaşanıyor. İnsanoğlunun daha fazlasına sahip olma arzusu doğal çevreyi de çok olumsuz etkiliyor ve toplumları kuraklık, açlık, hastalıklar gibi sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Yazar bu kitabında gelecek için bir ütopya yaratmıyor. Bireylerin bu yaşam şekliyle devam edildiğinde geleceğin neye benzeyeceğini görmesini istiyor.

Herkes kendi düşüncesini ve bakış açısını biraz olsun değiştirdiğinde dünya hayatının farklılaşması söz konusu olabilir diyor. Ütopya’nın kelime anlamı olmayan yerdir. Yazarlar olmasını istedikleri dünyayı kafalarında kurgulayarak ütopyalar yazmışlardır. Yazara göre ise gerçekçi olmak gerekir. İlk önce insan kaybettiği insanlığını geri kazanmalıdır ancak böyle güzel bir dünya sağlanabilir. Herkes nasıl bir hayat istediğini hırslarından arınarak düşündüğünde aslında hayata dair beklentilerinin çok farklı olabilir. Dünyayı değiştirmekten önce herkes kendi ütopyasını yaratabilir ve kendi ütopyasına ulaşmak için çaba gösterebilir. İnsan hayal kurmalıdır. Kendisi ile ilgili hayaller kurmalıdır, dünya yaşamı ile ilgili hayaller kurmalıdır. Bireysel ütopyalar sonunda toplumsal ütopyaları yaratabilecek güçtedir. İnsanoğlu hayal kurmaktan asla vazgeçmemelidir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.