Kitapozeti.Net

İnsancıklar Kitap İncelemesi – Fyodor Dostoyevski

28.05.2019
45

İnsancıklar, Dostoyevski’nin yayınlanan ilk romanı oluşuyla dikkatleri üzerine topluyor. Yayıncısına götürüldüğü zaman büyük bir tebrik alan bu kitap, insan ve toplum üzerine yaptığı eleştirilerle nasıl büyük bir yazarın yetiştiğinin bir habercisi aslında.

İnsancıklar kitabı kendisinden küçük bir kadına garip bir sevgi duyan adamın mektuplarından yola çıkarak toplumun bakış açısını ele alıyor ve insanların değişebilirliğini, kendi istemedikleri durumlar yaşandığında nasıl da çirkinleşebileceklerini yansıtıyor. Kitabın bu yönüyle, ince psikoloji gözlemlerine sıkça yer verdiğini görmek kaçınılmaz hale getiriliyor.

Kitap Dostoyevski’nin ilk romanı olduğu için hitapları pek alışılmadık bulmak mümkün. Fakat ilerleyen sayfalarda bunun nedenlerini anlayabiliyor ve oluşmuş sevginin kaynağına indiğinizde adam için yani Makar Devuşkin’in sevgisine empati ve saygıyla yaklaşabiliyorsunuz. Bu yaklaşım, kişiden kişiye değişebilir fakat ortadaki bir gerçeği görmemek büyük bir yanılgı olabilir: fedekarlık. Belki de toplumun en yoksul olduğu zamanlardan birinde yaşayan bu insanların içerisinden, kendini dahi maddi anlamda zor geçindiren bir adamın yaptıkları karşısında tebessüm edebiliyorsunuz.

Kitabın bu yönüyle, duygularınıza seslendiği ve sizi kitabın içine doğru sürüklediği aşikar bir gerçek. Belki biraz daha az, belki biraz daha fazla. Ama bir noktasında sizi kitabın içerisinde yakalıyor ve empati yapmanıza yol açıyor.

Toplumun bu kadar fena bir halde olmasının yanında bu eseri ortaya çıkarabilmenin de başarısı göz ardı edilemez. Çünkü insanların maaşları, kitabın içerisinde de görebileceğimiz gibi kendilerine bile yetmiyor. Şehirde inanılmaz bir güvensizlik hakim. Böyle yansıtılagelen bir eserin içerisinde, sevgiyi ortaya çıkarmak belki de Dostoyevski gibi bazı yazarların yapabileceklerindendir.

Dostoyevski’nin bir Suç ve Ceza yarattığını söylemek güç. Daha ilk romanı olduğu için henüz toy ve edebiyat sahnesinde ses getirmiş bile olsa en iyi eseri olduğunu söylemek güç. Buna sebep olan etkenler ise, biçimden çok; mesajın verildiğindeki çağrışım yaptıran anlam.

Dostoyevski’nin bu eserini okumanızı tavsiye eder, diğer kitaplarında olduğu gibi üzerine uzun uzun düşünmenizi öneririm.

“Dert ve tasa içinde yaşayan biz insanların, havadaki kuşların kaygısız ve masum mutluluklarını kıskanmamız gerektiğini hissettim.”

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.