Kitapozeti.Net

Satranç Kitap İncelemesi – Stefan Zweig

28.05.2019
16

kitabı, Stefan Zweig’in en bilinen kitaplarından biri olma özelliğini taşıyor. Satranç hikayesi ilk olarak Buenos Saris’te çıktı ve ardından İngiltere’de tercüme edilerek büyük bir satış patlaması gerçekleşti.

Satranç kitabının dramatik boyutunu ele almadan önce ilham olabilecek önemli bir yanına değinmek istiyorum çünkü eminim ki aynı duyguyu başka başka insanlar da yaşadı ve yazarın etkisinden çıkamadı. Bu etki, kitabı bitirdikten hemen sonra oluşan satranç oynama isteği ya da öğrenme isteğinden başka bir şey değildir. Hem de durmadan oynamak isteyeceğiniz satrançta en iyi olmak için bile saatlerinizi vermeye başlayabiliyorsunuz. Kitabın belki de bana en çok ilham verdiği nokta burası olmuştur.

Kitabın temel konusu, beyninin içinde oluşan yalnızlığın sularında dolaşırken bir müdahalenin neleri değiştirebileceğini anlamak üzere kurulu. Stefan Zweig’in hikayeyi sürgünde yazması da muhtemelen bunda pek etkili olan bir başka etkendir.

REKLAM ALANI

Başkahramanımız yani Dr. B.

Otel odasında geçen bir hiçliğe mahkum ediliş. Ve hiçbir şeyin ortasındayken bir cesaret ile hayatının akışını değiştirebilecek müdahale.

Hikaye oldukça kısa olabilir fakat kesinlikle küçümsenmemesi aksine okuyabileceğiniz en önemli kitaplardan biri olma ümidiyle sayfaları çevirmelisiniz.

Dr. B’nin dünyasına girerken herhangi bir alçakgönüllü tavra bürünmeyi  denemeyin, bunu başaramayacak aksine oluşan yalnızlıktan yararlanacaksınız. İçinizde oluşan o ürperitiyi engellemeyecek ve başka insanların nasıl bu kadar kötü olabileceğini üzüle üzüle göreceksiniz. Belki de kitabı sırf bu yüzden okumaya devam eder ve yalnızlığın sisli yanında durma cesaretini gösterebilirsiniz.

Bu eserle ilgili olarak, Dr. B’nin o dönemin ülkelerini de yansıttığını söyleyebilirim. Bunun nedeni, Stefan Zweig’in edebiyatın içerisindeki pasif duruşundan kaynaklandığı açıktır. Ve Dr. B’nin bu olayları yaşamasına sebep olan Hitler ise bir Faşisttir.

İnsanlık onurundan ve hayatı yaşamaktan yoksun kılan bu işkence türünü Dr. B’nin yaşaması, yazarın bunu incelikle anlatması derin izler bırakmaktadır.

Aynı zamanda satranç tahtasını insan psikolojisinin bir nevi yansıması olarak görüp buna göre stratejiler de geliştirmiştir. Bu yüzden okuyucu sürekli olarak dersler çıkarır.

Stefan Zweig’in bu eserinin diğer bir önemli yanı ise, yazarının intihar etmeden önceki son kitabı olmasından kaynaklanıyor. Sanki Stefan Zweig’in, intihar etmeden önce yaşadığı hislerin ve boşluğun birer yansımasıymış gibi.

Kitap, kısa sürede bitecek ve aldığınız lezzet ömrünüz boyunca sizinle birlikte kalacaktır.

“Bize hiçbir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.”

Etiketler:

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.