Kitapozeti.Net

Savaş Sanatı – SUN Zİ Kitap Özeti

19.05.2019
45

Sun Zİ milattan önce altıncı yüzyılda yaşadığı düşünülen, doğum ve ölüm tarihi net olarak bilinmeyen, komutan ve düşünürdür. Sun Zİ Çin’in güneyinde bulunan Wu beyliğine gider ve dönemin beyi He LU’nun hizmetine girer. He LU Zİ’nin iyi bir komutan olduğunu düşünür ve onu ordusunun komutanı yapar.

Kitabı okuyucularımıza www.kitapozeti.net olarak tavsiye ediyoruz. Kitap on üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm “Hesaplama” dır. Bu bölümde Sun Zi beş tane önemli noktadan bahseder bunlar: Yol, gök, yer, komutan ve kuraldır.

Sun Zi’ye göre bu beş önemli noktayı hesaplamadan savaş olmaz. Bunları bilen kazanır, bilmeyen ise kaybeder. İkinci bölüm “Savaş”dır. Bu bölümde Sun Zi savaşa giderken alınması gereken şeylerden bahseder. Savaşta uzun zaman geçmesinin ülkenin zararına olacağından bahseder. Üçüncü bölüm “Taktik Saldırı”dır. Bu bölümde Sun Zi en iyi zaferin savaşmadan kazanılan zafer olduğunu söyler. Böylece ordunun zayiat vermesi engellenmiş olur. Dördüncü bölüm “Duruş (konuşlanış)” dır. Bu bölümde Sun Zi zaferin önceden görülebileceğini ama yaratılamayacağını söyler. Eğer yetersizsen savunman gerektiğini, fazlan varsa da saldırman gerektiğinden bahseder.

REKLAM ALANI

Beşinci bölüm “Güç (Vaziyet)” dir. Bu bölümde Sun Zi ordunun tüm birliklerinin saldırıya uğramış olsa bile savaşı değiştirecek şeyin cepheden yapılan sürpriz manevralar olduğundan bahseder. Altıncı bölüm “Zayıflık- Güçlülük”tür. Bu bölümde Sun Zi savaş meydanına erken giden kişinin daha rahat edeceğinden bahseder ve zafer koşullarının sağlanması için düşmanın arazideki zayıf noktalarının iyi gözlenmesi gerektiğini söyler. Savaşın en önemli noktasının düşmana ne hareket yapacağımızı belli etmemek olduğunu söyler. Yedinci bölüm “Harekat” dır. Bu bölümde Sun Zi harekatın zorluğunun dolambaçlı olanı düze, dezavantajı avantaja çevirmek olduğunu söyler. Daha öncesinden dolambaçlı yolları bilip planlama yapanın kazanacağını söyler. Sekizinci bölüm “ Dokuz Değişken: Bin bir Olasılık “ dır. Olasılıkların sağlayacağı avantajları anlayan komutanın iyi bir komutan olduğundan bahseder. Bu avantajları anlayamayan komutanın arazi koşullarını çok iyi bilse bile başarılı olamayacağını söyler. Avantaj ve dezavantajların birlikte hesaba katılması gerektiğini söyler. Dokuzuncu bölüm “ Orduyu Harekete Geçirme (Yürüyüş)”tür. Bu bölümde Sun Zi savaşırken seçilmesi gereken konumların öneminden bahseder. Savaşta geçilecek yerlerde nasıl konum almanın önemli olacağından ve bunların avantajlarından bahseder. Onuncu bölüm “Arazi” dir. Bu bölümde Sun Zi çeşitli arazilerin olduğundan bahseder. Bu arazi çeşitlerindeki konumlanmanın öneminden bahseder. Kolay geçilen arazide yüksek yere konuşlanmanın avantajlı olacağını, dolambaçlı arazilerde düşmana saldırmanın avantajlı görüneceğini ama bunun yanlış olduğunu, sarp arazide yüksek yere konuşlanmak ve görüşün açık olması gerektiğini, uzak arazide hücum etmenin avantajlı olmadığından bahseder. On birinci bölüm “ Dokuz Arazi” dir. Bu bölümde Sun Zi savaş sanatında dağınık, sınır, çekişmeli, açık, merkezi, önemli, zor, kuşatılmış ve çaresiz arazilerin olduğunu söyler. Durum avantajlıysa harekete geçilmesi gerektiğini değilse durulması gerektiğini söyler. On ikinci bölüm “Ateşle Saldırı” dır. Bu bölümde Sun Zi ateşle saldırmanın beş çeşidi olduğunu söyler. Bunlar: Düşmanın birliklerine, iaşe ve malzemelerine, at arabalarına, depolarına ve ikmal yollarına saldırmaktır.

Ateşle saldırmanın günü ve zamanının önemli olduğundan bahseder. Yağmurlu bir günde saldırmak dezavantajdır. On üçüncü bölüm “ Casus Kullanma” dır. Bu bölümde Sun Zi savaşa girmenin ülkeyi maddi ve manevi yönden zora sokacağından bahseder. Olacakları önceden bilmenin bir avantaj olduğunu söyler. Bunun ise bir insanla yapılabileceğinden söz eder. Sun Zi’ye göre beş çeşit casus vardır.

Bunlar: yerel casus, düşmanın içindeki casus, taraf değiştirmiş casus, ölü casus ve canlı casustur. Yerel casus yerel halkta yaşayan casustur. Düşmanın içindeki casus düşmanın içindeki subaylardır. Taraf değiştirmiş casus düşmanın bize çalışan casuslarıdır. Ölü casus düşmana yanlış bilgi ileten bizim casuslarımızdır. Canlı casus ise bize bilgi getiren casuslardır. Bu savaşta çok önemlidir ordu buna dayanarak hareket eder.

Etiketler:

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.