Kitapozeti.Net

Yeni Orta Çağ Kitap Özeti – Alain Minc

16.04.2019
49

bir Fransız düşünür. Eserlerinde kullandığı dil o kadar akıcı ki düşünce kitaplarının bile okuyucu tarafından bir roman rahatlığıyla okunmasını sağlıyor. Yazarın kitap özeti de bu akıcı üsluba sahip. Son yıllarda Fransa da adının çok anıldığı bir yazar olarak ortaya çıkıyor. Yeni orta çağ toplumların hızla orta çağa geri dönmesinden bahseden bir kitap.

Yeni Orta Çağ Kitap Özeti

Yeni orta çağ kavramı son yıllarda adından çok söz ettirir oldu. Bunun nedeni toplumların ortaçağ dönemi özelliklerine doğru geçiş yapıyor olmalarından kaynaklanıyor. Emperyalizm, eşdeğerlerin değişimi ilkesini rafa kaldırdı. Bunun yerine hegemonya ve zorbalığa dayanan bir sistem geldi. Para sahibi kişiler devlet olanaklarını kullanarak baş köşelere yerleştiler ve kapitalist sermaye sınıfını bir kenara ittiler. Sermaye sınıfının değiştirilmesi ideolojik olarak ortaçağın yeniden canlandırılmasıyla paralel ilerledi. Ülkelerde etnik ve dinsel yapılar tekrar canlandırıldı. Dünyanın her tarafında tarikatlar yaygınlaştı. Dünyada birçok sosyalist devrim yaşanmasına rağmen bu ülkelerin hepsinin kapitalizme geri döndüğü görülüyor. Minc tarafından yazılan yeni ortaçağ kitap özeti dünyada görülen bu değişimden bahsediyor.

Ortaçağ özelliklerine bakıldığında kamu otoritesinin bölünmesi, feodalizm kaynaklı ademi merkeziyetçiliğin güçlenmesi, ideolojik yapılar üzerinde din egemenliğinin artması, piyasa için üretim yapılması ve parlamentolarda burjuvazinin temsili olduğu görülür. Günümüz şartlarına bakıldığında bu özelliklerin görüldüğü dikkat çekmektedir. Ortaçağ düşünsel açıdan karanlık bir dönem kabul edilir ve din baskısının çok yoğun yaşandığı bir dönemdir. Günümüzde de din faktörünün çok güçlendiği ve insanları etkisi altına almaya başladığı görülür. Akılcı insan yerini kaderci insana bırakmaya başlamıştır.

Minc yeni ortaçağ kitap özeti ile bu ciddi değişimlerin günlük hayatın bir parçası gibi algılanmaya başladığını söylemektedir. Teknoloji gelişse de insan düşüncesindeki geri gidiş inanılır gibi değildir. Toplumlara pompalanan düşünceler insanlarda büyük değişimler meydana getirmektedir. Kadercilik ve dine sığınma çok yükselmiştir. Hurafeler tekrar önem kazanmaya başlamıştır ve yeni çağ hızla karanlığa doğru çekilmektedir. Toplumları idare edenler düşünen insanları sevmez.

Eğitimli ve düşünen insan yöneticiler için bir tehdit kaynağı oluşturur. Dünya nimetlerinin hepsine sahip olan küçük bir zümre ülkelerin kaderlerini belirlemektedir. Ve bu esnada insan faktörü yok sayılır. İnsanların ortaçağın karanlığına tekrar çekilmesi bu zümrenin çok işine yaramaktadır. Bu nedenle cahil ve hurafelerle dolu toplumlar yaratılmak istenmektedir. Küresel bunalımlar hızla artıyor ve dünya büyük bir çalkantının eşiğinde duruyor. Yazar bu olup bitenlerin nedenini dayatılan ekonomik modele bağlıyor. Ekonomik düzen mafya egemenliğini ve çürümüşlüğü de beraberinde getiriyor. İnsanların mantıkları devre dışı bırakılıyor ve yaşanan tüm olumsuzluklar hayatın bir parçası gibi algılanmaya başlıyor. Düzensizlikler yavaş yavaş gelişecek ve insanlar fark etmeden ortaçağın karanlık dehlizlerine taşınacak. Ülke hudutları tartışılabilir bir hale geldi ve insanların güvenlik tabuları da ortadan kaldırıldı.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.